Bella Eskenazi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bella Eskenazi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2011 Perşembe

BELLA ESKENAZİ YENİDEN

Bu fakir kütüğün istikrarlı takipçileri haziran ayındaki bir izlenim yazısına -diğer yazılara göre- daha çok ilgi göstermişti. Yazı olmasa da, yazının konu aldığı kişi Bella Eskenazi bu ilgiyi fazlasıyla hakeden bir kişi. Haziran ayında yaptığımız söyleşi Nazan Ortaç'ın kaleminden, benim fotoğraflarımla B+'nın 14. sayısında yayımlandı. Söyleşiyi dergideki haliyle sizlerle paylaşmak istedim.


Bunu görüp haziran ayındaki yazıyı merak edenlere de hemen link verelim: Tıklayınız lütfen!



16 Haziran 2011 Perşembe

OLMAZ Kİ! BÖYLE GÜZEL SOHBET YAPILMAZ Kİ!

Kim bilir nerede, ne zaman, Haluk Özberki’yi dinlediğim günlerden birinde rastlamıştım ismine…

Hani, demişti Haluk Bey, Orhan Veli’nin bir şiiri vardır; “Uzanıp yatıvermiş, sereserpe” diye başlayan...

Tamam dedim kendi kendime, yine bomba bir hikâye geliyor.

Orhan Veli’nin o şiiri yazdığı kadın, benim Alman Mektebi’nden sınıf arkadaşımdı, dedi. Anlatmaya da devam etti…

Yıllar sonra Haluk Bey’in ilkokul arkadaşı Bella Eskenazi’nin evine gideceğim ve saatlerce sohbet edeceğim aklıma gelmezdi. Ne yalan söyleyeyim yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyordum Bella Hanım’ın… Benim için o, şiirle gerçek arasında bir yerdeydi.

Bugün öğle saatlerinde yönetmen Yıldırım Yanılmaz ve tiyatro sanatçısı Altan Akışık’la Bebek’te buluştum. Aslında bu iki değerli insanın Bella Eskenazi hakkında çektikleri belgeselin çekimlerine sonradan dahil oldum dersem daha doğru olacak. Bella Hanım’ın belgeselini çektiklerini, belgesel sırasında B+ dergisi için de güzel bir söyleşi yapılabileceğini önermişlerdi Hasan Özgen’e… Ne kadar teşekkür etsek azdır onlara.

Doğal olarak bulduğum ilk boşlukta hemen sordum Bella Hanım’a, hatırlıyor musun Haluk Bey’i diye. Haluk Bayraktar mı? Evet hatırlıyorum sonradan soyadı değişti, dedi. Dördüncü sınıfta Alman Mektebi’ne gelmişti diye de ekledi. Çok iyi Almanca bildiğini hatırladı. Aksilik işte Haluk Bey dün 15 gün sürecek bir tatile çıktı. Yoksa hemen buluşturacaktım ilkokul arkadaşlarını telefonda…

Sonrasında başka bir ortak kimlikten açıldı sohbet: Halet Çambel. Her çarşamba Halet hocayla çay-simit eşliğinde belgesel seyrettiğimizi söyledim. Gözleri parladı Bella Hanım’ın… Bir akşam Halet’le gelin, klasik müzik dinleteyim, dedi.

Haluk Bey döndükten sonra, Halet Hoca’nın da uygun olduğu bir gün Bella Hanım’a klasik müzik dinlemeye gideceğiz.

Akşam yediye gelirken zar zor ayrıldık evden. O konuşmaktan bizler dinlemekten yorulmadık.

Söyleşi mi dediniz?

B+’nın yayıma hazırlanan 14. sayısında Nazan’ın kaleminden okuyabilirsiniz. Bu güzel buluşmanın fotoğraflarını da ben çektim.